Yine vurdum kendimi yollara,
Eskiye döndü işte herşey bir çırpıda,
Yaşananlar alnımızda bir çizik daha,
Ve gönlümüzde bir yara.
Yaşananlar tamam niye olduğunu biliyoruz tamam da bu kavgalar ne için. Söyleyeyim size bir hiç için. Evet çünkü hepimiz bir hiçiz. Ne yaparsan yap ve ne düşünürsen düşün, yaşamına etkin sıfıra yakın. Allah’ın takdiri ne ise odur hayat çizgin.
Uyarıyorum sizi, gemiler hala rüzgarlarla yön buluyor ve sonsuza dek bu böyle olacak. Hayır; kadercilik değil bu söylediklerim. Allah’ın büyüklüğünü takdir ve tasdiktir. Salt kadercilik değil bu dedim ya, şöyle olacak aslında. Çabalarınla, aklınla ve bildiklerinle ve en önemlisi iyi niyetinle her şeyi yoluna koyabilmen mümkün değil. Elinden gelenin en iyisini yapman, yaparken kendini büyük görmemen, “hayatımla ilgili her şey benim elimdedir” dememen, ve bütün doğruları uyguladıktan sonra da tevekkülle sabredip Yüce Allah’tan yardım dilemen gerekir. Çünkü her şey O “ol” der ve olur, “olma” derse de olmaz.
Bilmediğin bir şey için de biliyormuşsun gibi çaba sarf etmeyeceksin. Sana neyin iyilik, neyin kötülük getireceğini asla bilemezsin. Dünya üzerindeki bütün bilgilerin zerre bile sayılamayacak küçük bir miktarı sana verilmiştir sadece. Sen kendini ne kadar çok biliyor sayarsan say. Sen sadece iyi olması için Allah’a yalvarabilirsin o kadar. Bariz ortada iyiliğimizeymiş gibi görünen şeyler bile kötülük getirir çoğu zaman ya da tam tersi. Ağlayıp sızlamak da boşunadır, isyan getirir, huzursuzluk verir. O yüzdendir şükretmek gerekir bazen felaketler için. Ve yüce Allah muhakkak bir darlığın ardından bir bolluk verir ve bir çıkış yolu.
Yine ne kadar çok şey biliyormuş gibi konuştum di mi?
Rabbim Affet.
Wednesday, December 27, 2006
Subscribe to:
Posts (Atom)