<?xml version='1.0' encoding='UTF-8'?><?xml-stylesheet href="http://www.blogger.com/styles/atom.css" type="text/css"?><feed xmlns='http://www.w3.org/2005/Atom' xmlns:openSearch='http://a9.com/-/spec/opensearchrss/1.0/' xmlns:georss='http://www.georss.org/georss' xmlns:gd='http://schemas.google.com/g/2005' xmlns:thr='http://purl.org/syndication/thread/1.0'><id>tag:blogger.com,1999:blog-28086478</id><updated>2011-08-21T04:49:56.010-07:00</updated><title type='text'>bir ben, bir de içimdeki ben.</title><subtitle type='html'>Bakalım bakalım;
Ne nedir?
Ne ne değildir?</subtitle><link rel='http://schemas.google.com/g/2005#feed' type='application/atom+xml' href='http://tcyx.blogspot.com/feeds/posts/default'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/28086478/posts/default?max-results=100'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://tcyx.blogspot.com/'/><link rel='hub' href='http://pubsubhubbub.appspot.com/'/><author><name>fati</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02668921742520189121</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><generator version='7.00' uri='http://www.blogger.com'>Blogger</generator><openSearch:totalResults>23</openSearch:totalResults><openSearch:startIndex>1</openSearch:startIndex><openSearch:itemsPerPage>100</openSearch:itemsPerPage><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-28086478.post-8938958993243511634</id><published>2007-12-19T16:42:00.000-08:00</published><updated>2007-12-19T16:50:14.982-08:00</updated><title type='text'>Battaniye</title><content type='html'>&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Battaniye, uyku demektir. Bir battaniyenin altına girdiğinizde herşeyi unutabilirsiniz. Eğer bu battaniye çocukluğunuzdan bu yana kullandığınız battaniye ise daha çok şeyi yukarıda bırakırsınız, daha makbüldür.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Battaniyenin altına girdiniz mi uyuyacaksınız demektir. Uyku başlı başına herşeyden kaçış zaten ama uyumadan önce bir kaç dakika düşünme fırsatınız olur. Karanlık içinde sadece sizin sığabileceğiniz kadar bir boşluk yaratır battaniye. Önce soğuktan ve gürültüden sonra da yukarıdaki herşeyden korunursunuz böylece. Hem sizi battaniyenin altında görenler, rahatsız da etmezler, ne büyük bir kaçıştır, kaçış ise ne büyük bir saltanat.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Soğuğu dışarıda bırakmak üzere battaniyenin altına girdiğinizde, muhasebe de başlar yavaş yavaş. İşe yaramaz insanlardan kaçarsınız çok güzeldir, asla rahatsız etmezler sizi orada, gelip saçma sapan isteklerde bulunmazlar, boş laflar duymazsınız, üçüncü sınıf espriler kulagınıza ilişmez. Herşeyi bilen, yapmış, başarmış insanlar gelip akıl vermezler o zaman. Eleştirilmezsiniz, yargılanmazsınız. Sizi üzenler giremezler battaniyenizin altına, orada dokunamazlar yaralarınıza, istemediğiniz şeyleri söyleyemezler nasılsa. Tek kişiliktir çünkü battaniyenin altı. Kendinizden bile kaçabilirsiniz bir battaniyenin altında. O gün olanları, uyandıktan sonra olacakları düşünüp, acılardan, sıkıntılı işlerden kurtuluversiniz beş dakikalığına. En önemlisi de hatalarınızdan kaçarsınız, en güzeli de budur. Hiç birşeyi itiraf etmek zorunda değilsiniz nasılsa kendinize, hataları kabullenmeye kalksanız bile yer yoktur zaten battaniyenin altında.  O sabah sinirle söyledikleriniz, kalbini kırdığınız insanlar da yukarıda kalırlar. Rahat bırakırlar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Eğer çocukluğunuzdan kalma bir battaniyenin altındaysanız, daha çok şeyi bırakırsınız yukarıda. Bütün bir hayatınızı geride bıraktığınızı düşünebilirsiniz mesela. Yeni bir hayata başlamış gibi hissedebilirsiniz uyanınca.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kısaca; hayat çok güzeldir battaniyenin altında, ama sadece beş dakikalığına.&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/28086478-8938958993243511634?l=tcyx.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://tcyx.blogspot.com/feeds/8938958993243511634/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=28086478&amp;postID=8938958993243511634&amp;isPopup=true' title='1 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/28086478/posts/default/8938958993243511634'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/28086478/posts/default/8938958993243511634'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://tcyx.blogspot.com/2007/12/battaniye.html' title='Battaniye'/><author><name>fati</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02668921742520189121</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-28086478.post-4574179857717885448</id><published>2007-11-20T02:21:00.000-08:00</published><updated>2007-11-20T02:22:18.792-08:00</updated><title type='text'>Terk Edişler</title><content type='html'>&lt;p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"&gt;Hayat tamamıyla bir terk edişler bütünü. Sürekli olarak geride bırakıyoruz günleri, günler ile beraber yaşananları.. Bazen isteyerek bazen istemeden. Oturduğumuz evler, geçtiğimiz sokaklar, tanıdığımız, tanımadığımız insanlar. Bitirdiğimiz ya da yarım bıraktığımız işler. &lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"&gt;&lt;o:p&gt; &lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"&gt;Arkasına baka kalanlar, sürekli geçmişi özleyen nostaljik bünyelerde yıkım etkisi yapar bu bırakıp gitmeler. Çocukken oturduğumuz evin önünden geçerken yüreğe bir taş gelir oturur, küçükken aşılmaz gibi görünen bizi yoran merdivenler, küçücük kalmıştır, biz bırakıp gidince onlar da küsmüştür sanki hayata, heybetlerini gizlemişlerdir yeni sahiplerinden. Yapıp bitirdiğimiz işe dönüp bakınca gurur duyar ya insan, gururun yamacında aynı işi aynı şekilde bir daha yapamayacak olmanın kırıklığı vardır, karışır duygular yine. İyi değildir. Son doğum gününüzde arkadaşlarınız eğlenirken hissettiğiniz o tarif edilmez duyguyu bir daha yaşayamazsınız mesela, bir dahaki doğum gününüz daha eğlenceli olabilir ya da daha gösterişli ama asla geçen sene ki gibi olmaz. &lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"&gt;&lt;o:p&gt; &lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"&gt;Gurbete giderken evinizi, evinize giderken gurbeti terk edersiniz. Kendinizi onlardan, onları kendinizden bilemezsiniz, hepsini birden terk edip, kabuğunuza çekilirsiniz. &lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"&gt;&lt;o:p&gt; &lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"&gt;Sahiplenme güdüleri yüksek insanlar için de iyi değildir bu terk edişler. Artık eskiyen eşyalarınız ne satabilirsiniz, ne de yenisine alışmanız o kadar kolaydır. Artık küçük gelen pantolonlarınızda, rengi solan kazağınızda, artık istediklerinizi yapamayan cep telefonunuzda kalır bir gözünüz. Yenisine alışamazsınız. İşte bu benim diyorsanız siz de iflah olmaz bir nostaljiksiniz. (Bu arada word “nostaljik” kelimesini beğenmedi yerine “özlemli” desek daha iyiymiş sanki.)&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"&gt;&lt;o:p&gt; &lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"&gt;Sadece güzellikleri değil, yaşanan zorlukları da özlüyor insan, ders çıkarmayı bildiğini varsayıyor çünkü, Geride bıraktıklarımız güzel ise eğer, daha ağır oluyor tabi bu özleyişler. Her şeyin sonunda ise topyekun bir hayatı bırakıp gideceğiz bu dünyada. Toptan göreceğiz bütün hayatın hesabını, son terk ediş en büyüğü olacak.&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"&gt;&lt;o:p&gt; &lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"&gt;En acısı olmaması umuduyla.&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"&gt;&lt;o:p&gt; &lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/28086478-4574179857717885448?l=tcyx.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://tcyx.blogspot.com/feeds/4574179857717885448/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=28086478&amp;postID=4574179857717885448&amp;isPopup=true' title='0 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/28086478/posts/default/4574179857717885448'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/28086478/posts/default/4574179857717885448'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://tcyx.blogspot.com/2007/11/terk-ediler.html' title='Terk Edişler'/><author><name>fati</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02668921742520189121</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-28086478.post-2115553573873514339</id><published>2007-11-09T01:02:00.000-08:00</published><updated>2007-11-09T01:03:53.390-08:00</updated><title type='text'>Sevda</title><content type='html'>&lt;p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"&gt;&lt;o:p&gt; &lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;    &lt;p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"&gt;&lt;o:p&gt; &lt;/o:p&gt;&lt;br /&gt;Sevda, çok başka bir şey olmalı. Bugüne kadar pek çok kişi anlatmaya çalışmıştır, çok güzel anlatabilenler de olmuştur muhakkak.&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"&gt;&lt;o:p&gt; &lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"&gt;Yine de; sevda sadece insana ait bir duygu olduğundan mütevellit yaşamış, yaşamakta olan ve yaşayacak insan sayısı artı bunların sevdalandıkları insan sayısı kadar farklı türleri olması gayet mümkün.&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"&gt;&lt;o:p&gt; &lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"&gt;Bu yüzdendir içinde bulunduğum sevdayı size anlatmak istesem de bildiğim kelimelerle böyle bir cümle kurabilecek cesareti bulamıyorum kendimde.&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"&gt;&lt;o:p&gt; &lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"&gt;Nefret sevginin zıttı değil mesela, bu yüzden bıçak sırtı bir çizgide yürüyorum bir o taraftayım bir bu tarafta, kesiliyor bütün vücudum kanıyor.&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"&gt;&lt;o:p&gt; &lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"&gt;Sevdanın da anlatmaya çalıştığım nefretin de malum sebebi aşk tabii ki. Aşk; bu haliyle “doğada hiçbir şey yoktan var olmaz, var iken yok olmaz” ilkesinin bir kanıtı sanki. “Bitti”, “Yok artık” dediğimiz zamanlar bile en küçük bir rüzgârdan güç alıp tekrar alevleniveriyor çünkü. Bir anda alevlenivermiş gibi gördüğümüz, öyle sandığımız aşklara da taa çocukluktan beri hazırlanıyoruz aslında. Zaman zaman büyüyüp küçülse de asla yok olmuyor. En iyi ihtimal görünmeyecek kadar küçülmesi, duygusal insanlar için ise bu imkânsız zaten.&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"&gt;&lt;o:p&gt; &lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"&gt;Bir de son zamanlarda “duygusal zekâ” denen bir şeyden bahsedilmeye başlandı. Söz konusu zekaya sahip insanların bir yalan sevdaya kanıp gitmesi çok zor sanırım. Böylelerinin sevdası gerçek acısı da gerçek olmalı. &lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"&gt;&lt;o:p&gt; &lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"&gt;Son olarak sevda insanların tamamından daha büyük bir şey olmalı, herkesi kandırabiliyor çünkü değiştirebiliyor, başkalaştırabiliyor. Her şeye rağmen yalanların en güzelidir sevda.&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"&gt;&lt;o:p&gt; &lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"&gt;Hayat zor yaşamak güzel bir de.&lt;/p&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/28086478-2115553573873514339?l=tcyx.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://tcyx.blogspot.com/feeds/2115553573873514339/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=28086478&amp;postID=2115553573873514339&amp;isPopup=true' title='0 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/28086478/posts/default/2115553573873514339'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/28086478/posts/default/2115553573873514339'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://tcyx.blogspot.com/2007/11/sevda.html' title='Sevda'/><author><name>fati</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02668921742520189121</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-28086478.post-2198740347665553997</id><published>2007-10-30T07:42:00.000-07:00</published><updated>2007-10-30T07:44:29.478-07:00</updated><title type='text'>GECELERİ GARİP SESLER DUYUYORUM</title><content type='html'>geceleri sesler duyuyorum, garip sesler. içimden geliyor bazen. "gece demek yalnızlık demektir, kendi başına kalabildiğin için şanslısın" diyor, "tadını çıkar". sonra canım bir şeyler çekiyor "senin için kalkıp getirecek kimse de yok en iyisi otur şimdi, boş ver" diyor. "hayat böyle de güzel."&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;sonra bir yağmur sesi duyuyorum bu sefer dışardan geliyor, yağmur sesi dört nala hücum eden bir ordunun sesi gibi, ardı arkası kesilmiyor, geçen atlıların rüzgarı yüzüme vuruyor, serinlik hissi hiçbir şeye değişilmez. kalkan toz bulutunun arkasında kalıyorum beni saklıyor, kimse görmüyor ben de hiçbir şey görmüyorum. bir siz perdesi çektiği için gözüme allaha şükrediyorum bazı şeyleri görmeye gönül katlanmıyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;bir çocuk sesi duyuyorum sonra, yaşı küçük bir çocuk sesi ince, ama hemen belli oluyor, seninle konuşurken aklından başka bir şey geçiriyor, bir hayalini bitirmeden bir hayal kırıklığını anlatmaya çalışıyor ikisini de beceremiyor, öyle heyecanlı ki konuşurken kelimeleri yutuyor yine ne dediği anlaşılmıyor. hayata küsüp arkasını dönüyor, en iyisi uyumak.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;kalabalık bir grup insan sesi duyuyorum, hepsi bir ağızdan konuşmaya çalışıyor, herkes en çok kendi sesi çıksın istiyor, yine hiç kimsenin ne dediği anlaşılmıyor, biraz dikkat edince çoğunun başkası hakkında konuştuğu hemen anlaşılıyor. hiç ehemmiyet vermiyorum, acilen uzaklaşıyorum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;sonra bir kız sesi duruyorum billur gibi, ince, sanki ney üfler gibi titrek, uyuyanları uyandırmaktan çekinir gibi sessiz ve derinden konuşuyor. ben soruyorum o cevaplıyor, hep istediğim cevapları veriyor, sonra o sormaya başlıyor, filmlere taş çıkartacak bir diyalog bir o bir ben devam ediyor. seslerin tamamı içimden geliyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;gece olunca kuşlar da uyuyor galiba hiç kuş sesi duymuyorum, boşuna haber bekliyorum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;son duyduğum ses minareden geliyor, hoca namaza çağırıyor. sonra güneş doğuyor uyuyorum.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/28086478-2198740347665553997?l=tcyx.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://tcyx.blogspot.com/feeds/2198740347665553997/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=28086478&amp;postID=2198740347665553997&amp;isPopup=true' title='0 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/28086478/posts/default/2198740347665553997'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/28086478/posts/default/2198740347665553997'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://tcyx.blogspot.com/2007/10/geceleri-garip-sesler-duyuyorum.html' title='GECELERİ GARİP SESLER DUYUYORUM'/><author><name>fati</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02668921742520189121</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-28086478.post-7477768545260489995</id><published>2007-06-03T11:40:00.000-07:00</published><updated>2007-06-03T11:42:25.892-07:00</updated><title type='text'>Yalnızlık</title><content type='html'>Muzo'nun iki dakikada benim için yazıverdiği kalbimin içine lıkır lıkır ferahlık dolduran, sonunda yüzümü güldüren şiiri;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;yalnızlık bize göre değil adamım&lt;br /&gt;yalnız yalnız atar kalbi insanın&lt;br /&gt;yürüdüğün adımlar yankılanır&lt;br /&gt;söylediğin şarkılar kulağını çınlatır&lt;br /&gt;duymak istersin sessizliği&lt;br /&gt;ama o da yalnızdır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;yalnızlık bize göre değil adamım&lt;br /&gt;çok olup, gülmek gerekir.&lt;br /&gt;gülmeni beklerim ki,&lt;br /&gt;yalnızlık sana göre değildir&lt;br /&gt;çoksundur yüreğimizde&lt;br /&gt;gülmek tam sana göre.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Teşekkürler Muzo.:)&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/28086478-7477768545260489995?l=tcyx.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://tcyx.blogspot.com/feeds/7477768545260489995/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=28086478&amp;postID=7477768545260489995&amp;isPopup=true' title='2 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/28086478/posts/default/7477768545260489995'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/28086478/posts/default/7477768545260489995'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://tcyx.blogspot.com/2007/06/yalnzlk.html' title='Yalnızlık'/><author><name>fati</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02668921742520189121</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-28086478.post-5356011784321325404</id><published>2007-04-04T11:55:00.000-07:00</published><updated>2007-04-04T11:57:09.700-07:00</updated><title type='text'>Kuyucaklı Yusuf</title><content type='html'>Kuyucaklı Yusuf, Sebahattin Ali'nin bir romanı. Aşağıdaki iki paragraf ise o romandan bir alıntı. Buyrunuz&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;"bizim kucuk anadolu sehirlerimizde bu muzmin evlenme hastaligi daima hukum surmektedir. en kuvvetliler bile bir iki sene dayanabildikten sonra bu umarsiz mikroptan yakalarini kurtaramazlar ve kör gibi, onlerine ilk cikanla evleniverirler.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;tabii bu evlenmede herhangi bir musterek hayattan ziyade, erkek icin evde bir kadin bulunmasi; kiz icin de "munasipce bir kismet" varken kacirilmamasi, dusunulmustur. bu izdivac mikrobu, evlendikten sonra faaliyetine baslar: evvelce birtakim emelleri olan, yukselmek, kendini gostermek, eser vermek isteyen adamlara bir kalenderlik, bir lakayitlik gelir. evde meram anlatmaya asla imkan olmayan, seviyesi, ahlak telakkisi, dunya gorusu ve ihtiyatlari busbutun ayri olan bir mahlukla daimi bir beraberlik insani dis hayatta da bedbin yapar ve butun insanlardan supheye dusurur."&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/28086478-5356011784321325404?l=tcyx.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://tcyx.blogspot.com/feeds/5356011784321325404/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=28086478&amp;postID=5356011784321325404&amp;isPopup=true' title='0 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/28086478/posts/default/5356011784321325404'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/28086478/posts/default/5356011784321325404'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://tcyx.blogspot.com/2007/04/kuyucakl-yusuf.html' title='Kuyucaklı Yusuf'/><author><name>fati</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02668921742520189121</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-28086478.post-4087717242190611604</id><published>2007-04-04T11:47:00.000-07:00</published><updated>2007-04-04T11:50:12.682-07:00</updated><title type='text'>kimse tarafından sevilmemek</title><content type='html'>kimseden kastedilenin toplumun hangi kesimi olduğunun belirtilmediği hallerde dogru bir tanımın yapılmasının olasılık dısı varsayılacagı bir durumdur.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;mesela sabahları otobüste, trende bir saat boyunca gözünü kırpmadan fotomaç okuyabilen bir kesim var toplumda, bunlar mıdır acaba?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;sonra arkadaş çevremiz de olabilir bu kesim; mesela hep bir çıkar peşinde koşan, ders notu istemek için yalvaran ya da güzel bir kız için sizi anında satabilecek hatta üzerinize basıp kendini göstermeye çalışmakta bir beis görmeyen, akıllı geçinen, uyanıklık etmeyen herkesi enayi olarak gören insanlar da var, bunlar mıdır acaba?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;mesela büyüklerimiz olan akraba çevremizden olabilir bu kesim, çoluk cocuk, geçim derdine düşmüş, ay basını getirmeyi bırak, kafası daima mevcut borçlarını nasıl çevirebileceğiyle mesgul olan, sizi bırakın kendi cocuklarına bile sevgisini göstermeye takatı kalmayan insanlar da var, bunlar mı acaba?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ya da mesela işyerinde hep sıg bir samimiyet, yalan bir günaydın, cuma akşamları "herkese iyi tatilleeeer, hahayt", pazartesi günleri hep bir sendrom modunda olan, oglenleri deli gibi dedikodu yapıp, müsterilerine işve cilve yapmaktan geri durmayan plaza insanları da var, bunlar mıdır acaba?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;omrunun hiç bir devrinde bir anadolu köyünde, kasabasında, şehrinde bulunmamış, oralardaki sevgiyi, karşılıksız gerçek dostlugu gormemiş, cocuklugunda hep beraber top oynarken, cocuklardan birinin evinde o an için herkesin annesi olan kadının üzerine yoğurt sürdüğü ekmekten tatmamış, bütün bunların ne olduğunu bilmeyen insanlar var, bunlar mıdır acaba?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;herhangi bir sosyal grup içinde coklukla, tehlikeli derecede uyanık, her an değişen asla tahmin edilemeyen davranışlar sergileyen, e tamam agzımı da boziyim, piç şeklinde tabir ettiğimiz kişilerin cevresinin kalabalık oldugu bilinir. yani asgari düzeyde bir süre okul okumuş birisi dahi  bunu bilir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;o halde kimse tarafından sevilmemek pek dert edilesi bir durummuş gibi gözükmez.ancak bütün bu saydıklarımın dısında pek cok insan var çevremizde, biz bunlardan bahsederken "işte bizim gibi insanlar" tabirini kullanırız. işte bu bizim gibi insanlar tarafından sevilmeme diye bir kaygı gütmez cünkü boyle bir durum asla hasıl olmamıştır. oluyormuş gibi gorunse de eninde sonunda herkes layıkını bulur, sevdiği gibi sevilir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;yine de ilk biz ilk basta bahsettiğimiz toplum kesimlerine karşı kaygısız kalmayız. herkese hakettiği degeri, sevgiyi vermektense, herkese deger verir, severiz, ve bunları haketmesini bekleriz. yani bizim ile diger insanların arasında beklenen en düşük hava sıcaklığı epey yüksektir. bu havayı sogutan asla biz değilizdir.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/28086478-4087717242190611604?l=tcyx.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://tcyx.blogspot.com/feeds/4087717242190611604/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=28086478&amp;postID=4087717242190611604&amp;isPopup=true' title='0 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/28086478/posts/default/4087717242190611604'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/28086478/posts/default/4087717242190611604'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://tcyx.blogspot.com/2007/04/kimse-tarafndan-sevilmemek.html' title='kimse tarafından sevilmemek'/><author><name>fati</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02668921742520189121</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-28086478.post-3012152693411632539</id><published>2007-04-04T11:44:00.000-07:00</published><updated>2007-04-04T11:46:25.532-07:00</updated><title type='text'>degmeyecek kisilere haddinden fazla deger vermek</title><content type='html'>haketmediği biliniyor ancak iyi niyetinden süphe edilmiyor ya da kazanılmaya çalışılıyorsa o kadar da kötü sonuçlar dogurmayan bir eylemdir. ya da beklenen son elde edilmemiş ise dahi vicdanımızı rahatsız eden birşey olmamalıdır. eninde sonunda bilmeliyiz ki; kaybeden biz degil, kadir kıymet bilmediği ya da kör olup göremediği için o'dur.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;her insana bir şans verilmelidir muhakkak, bazılarına bir kaç kere de verebiliriz bu şansı. belki gördüğü saygı ve sevginin ya da kendisine verilen değerin farkına varıp buna layık bir şekilde davranmaya ya da bunu hakeden bir insan olmaya çalışır diye umut edilmesi elzemdir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;tabureye koltuk muamelesi yapmaktır yani. bir ümit; belki koltuk gibi davranmaya baslayabilir, koltuk gibi olmayı ogrenebilir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;kim bilebilir ki zaten?&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/28086478-3012152693411632539?l=tcyx.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://tcyx.blogspot.com/feeds/3012152693411632539/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=28086478&amp;postID=3012152693411632539&amp;isPopup=true' title='0 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/28086478/posts/default/3012152693411632539'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/28086478/posts/default/3012152693411632539'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://tcyx.blogspot.com/2007/04/degmeyecek-kisilere-haddinden-fazla.html' title='degmeyecek kisilere haddinden fazla deger vermek'/><author><name>fati</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02668921742520189121</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-28086478.post-2297703951279539328</id><published>2007-04-04T11:40:00.000-07:00</published><updated>2007-04-04T11:44:25.249-07:00</updated><title type='text'>uzak durulması gerken insanlar(mış)</title><content type='html'>Ekşi'de ki bu başlığa bir şeyler yazmışım. Bir gün insanlardan uzak durun diyeceğim aklıma gelmezdi. Çok kızınca denilebiliyormuş demek ki. Neyse siz okuyun ama yine de kimseden uzak durmayın, sevin insanları, kucaklayın.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ı. yagmur ve siir sevmeyen insanlar;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;yagmur sevmeyen insandan kesinlikle uzak durulmalıdır efenim, zira bu doga olayı askı, bereketi, temizliği, temizlenmeyi simgeler. aglarken gözyaşlarımızı simgeler, bir yerlede sevdiklerimizin üzerine de aynı yagmurun yagdığı düsüncesiyle mutlu eder. biraz romantik olacak ama insan di mi, yagmur sevecek. yagmur sevmeyen insanlar aynı zamanda buluttan nem kapan insanlardandır ki sadece bu bile uzak durmak için geçerli bir sebeptir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;bir de şiir sevmeyen insanlardan uzak durmalıyız efenim, zira, şiir kendini anlatmak isteyenler için bir yol, anlamak istediklerimiz için ise bir kılavuz gibidir. şiir rahatlamın içini dokmenin, sevgiyi anlatmanın en iyi yoludur. şiir sevmeyen insanlar sevmeyi de bilmez ya da sevilmeyi de sevmez ruhsuz insanlardır diyebiliriz gayet rahatlıkla, maddeci, metaryalistleridir kesinlikle, kötüdürler.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;uzak durunuz, kendinizi erişemeyecekleri bir yerde muhafaza ediniz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ıı. sevmeyi bilmeyen insanlardan da uzak durulmalıdır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;aşırı hırs sahibi insanlar genelde sevmeyi beceremezler, bünyeleri kabul etmez. çok üzülürler ama hep baska bişeyleri on planda tutarlar. ya işleri ya paraları, ya da tamamen egoları, yükselme çabaları vs. vs.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;aman diyim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ııı. korkak insanlardan uzak durulmalıdır bir de.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ne yapacakları bilinmez. sizden, kendilerinden, hocalardan, amirlerden, su'dan, karsıdan karsıya geçmekten, hayvanlardan korkarlar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ne kendilerine bir faydaları vardır ne de size.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;aman diyim.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/28086478-2297703951279539328?l=tcyx.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://tcyx.blogspot.com/feeds/2297703951279539328/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=28086478&amp;postID=2297703951279539328&amp;isPopup=true' title='14 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/28086478/posts/default/2297703951279539328'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/28086478/posts/default/2297703951279539328'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://tcyx.blogspot.com/2007/04/uzak-durulmas-gerken-insanlarm.html' title='uzak durulması gerken insanlar(mış)'/><author><name>fati</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02668921742520189121</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>14</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-28086478.post-117077181387970175</id><published>2007-02-06T06:22:00.000-08:00</published><updated>2007-02-13T06:37:40.206-08:00</updated><title type='text'>İKA</title><content type='html'>Beyazlar giyip gelme bana,&lt;br /&gt;Dayanamıyorum sonra,&lt;br /&gt;Kalbimin çarpıntılarına,&lt;br /&gt;Yüreğimde çırpınan kuşun kanatlarında,&lt;br /&gt;Beyaz türküler söyleme bana.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;O billur sesin ile gelme bana,&lt;br /&gt;Duyduğum her şey yalan oluyor sonra,&lt;br /&gt;Gönlümün titreyen tellerinde,&lt;br /&gt;Meltem gibi nefesini üfleme tenime.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hadi gel nefes de alma yanımda,&lt;br /&gt;Çekme hiçbir şeyi içine benden başka.&lt;br /&gt;Sirenler çalarak akan kanım gibi damarlarımda,&lt;br /&gt;Kırmızı alevli bir çift göz ile bakma sakın bana.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Siyah gözlerin alevi yakmasın yüzümü,&lt;br /&gt;Dipsiz bir kuyu gibi mahzeninden çıkmadan,&lt;br /&gt;Kurutmasın gözyaşlarını daha akmadan.&lt;br /&gt;Hiçbir rüzgarın değmediği,&lt;br /&gt;Sert kayalar gibi durma dimdik karşımda.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Eğ biraz başını, bükülsün dudağın biri,&lt;br /&gt;Sadece benim bildiğim bir ılık olsun yanağında,&lt;br /&gt;Gülme benim yanımda, mahzun da olma,&lt;br /&gt;Düşlerin vardır senin de, uçtuğun şehrin üstünde,&lt;br /&gt;Düşer gibi uyandırma, gayri usandırma.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/28086478-117077181387970175?l=tcyx.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://tcyx.blogspot.com/feeds/117077181387970175/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=28086478&amp;postID=117077181387970175&amp;isPopup=true' title='2 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/28086478/posts/default/117077181387970175'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/28086478/posts/default/117077181387970175'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://tcyx.blogspot.com/2007/02/ika.html' title='İKA'/><author><name>fati</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02668921742520189121</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-28086478.post-116949556338392600</id><published>2007-01-22T11:37:00.000-08:00</published><updated>2007-01-23T14:30:37.640-08:00</updated><title type='text'>hayatım</title><content type='html'>hayatım&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;evet, hayatım,&lt;br /&gt;bilmediğin hayatım,&lt;br /&gt;bak dinle, hayatım.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;dillerdeki pelesenk değil yüreğimdeki kelamım.&lt;br /&gt;doğumum, çocukluğum, ilkokul anılarım,&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ısındığında ağzımı yakan,&lt;br /&gt;soğudu mu elimde tutamadığım,&lt;br /&gt;yatılı okulda çay içtiğim,&lt;br /&gt;kalbim gibi ılık,&lt;br /&gt;demirden bardağım,&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ilk sevdiğim kız,&lt;br /&gt;sonra ilk öptüğüm.&lt;br /&gt;hepsi senin içindi,&lt;br /&gt;seni bana getirdi,&lt;br /&gt;beni sana yetiştirdi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ilk arabam, son ayrılığım.&lt;br /&gt;ölümden döndüğüm o kaza ve bütün rüyalarım.&lt;br /&gt;uykudan uyandırıp yazı yazdıran kâbuslarım,&lt;br /&gt;bütün yazılarım ve adını yazmadan ismini kazıdığım tahta sıram.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;beni doğuran anam, büyüten babam, kızdıran kardeşim,&lt;br /&gt;sevmeyi öğreten ailem,&lt;br /&gt;doğacak kızım, küçük asya’m.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;öldürmeyen bütün dertlerim.&lt;br /&gt;beni ben yapan her şeyim,&lt;br /&gt;düşmanlarım ve en çok dostlarım.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;gündüz uykumdun,kimse görmeden daldığım,&lt;br /&gt;gece rüyalarım.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;gereğinden fazla önem verdiğim ehemmiyetsizlerim&lt;br /&gt;ve ehemmiyetsizmiş gibi davrandığım önemlilerim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;kesik kesik aldığım nefeslerim ve iç çekişlerimdin en derin.&lt;br /&gt;onurum ve kırılmak için seni bekleyen tek parça gururum,&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;en mutlu anlarımda ortaya çıkan kardelen hüzünlerim,&lt;br /&gt;bükülmüş bir dudakla hayata küsmelerim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;tek başıma ısıttığım soğuk yatağım gibi&lt;br /&gt;kimseyi sokmadığım etten kalelerim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;altını çizerken üstünü kapattığım,&lt;br /&gt;hiç kimsenin bilmediği en güzel kelimelerim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;en güzel lokmam,&lt;br /&gt;tabağımda en sona bıraktığım,&lt;br /&gt;yemeye kıyamadığım.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;sana uyandığım puslu sabahlarım.&lt;br /&gt;birbirini kovalayan güneş ve ay ile değişen günler,&lt;br /&gt;ve dökülen yapraklarla devrilen mevsimler,&lt;br /&gt;son yaprağında adını yazan bitmez takvimler.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;tomurcuk kokulu çayımdın, içtiğim&lt;br /&gt;ince belli… doyamadığım… senin gibi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;şemsiyemi kapadığım yağmurlar gibi,&lt;br /&gt;zihnimi ıslatan acılar,&lt;br /&gt;ve gözümde hapis kalmış yaşlar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;herkes uyurken ayakta durduğum,&lt;br /&gt;gece oturmalarım gibi sabah namazlarım.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;limalarda ve tren garlarındaydın,&lt;br /&gt;kaçar gibi gittiğim gurbet ellere,&lt;br /&gt;ve koşar gibi gittiğim, özlediğim,&lt;br /&gt;siyah kırmızı memleketime.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;durmadan değişen duygularım gibisin,&lt;br /&gt;sabah sinirli, saldırgan,&lt;br /&gt;öğleleri başını eğmiş mağrur,&lt;br /&gt;akşamları kollayan koruyan,&lt;br /&gt;geceleri bir çığlık.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;verilmeyen penaltılarım,&lt;br /&gt;bir türlü beceremediğim kasti faullerim,&lt;br /&gt;son anda parmak uçlarımdan kaçırdığım,&lt;br /&gt;hayati kurtarışlarımdın.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;hızlı sürdüğüm arabamdın,  sana yetişeyim diye,&lt;br /&gt;bakmadım hiç aynaya neler bıraktım neler geride.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;hayatım, bir de yazık oldu sana,&lt;br /&gt;yetişemedin kavak yelleriyle savrulan sırma saçlarıma,&lt;br /&gt;ve işte kaldın böyle mefulü meçhul şiirlerle,&lt;br /&gt;bir kuru adama.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;hoş geldin hayatım,&lt;br /&gt;ve hayatım hoşça kal.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/28086478-116949556338392600?l=tcyx.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://tcyx.blogspot.com/feeds/116949556338392600/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=28086478&amp;postID=116949556338392600&amp;isPopup=true' title='2 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/28086478/posts/default/116949556338392600'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/28086478/posts/default/116949556338392600'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://tcyx.blogspot.com/2007/01/hayatm.html' title='hayatım'/><author><name>fati</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02668921742520189121</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-28086478.post-116723464736984244</id><published>2006-12-27T07:50:00.000-08:00</published><updated>2006-12-29T12:49:33.646-08:00</updated><title type='text'>Bir Felaket Bir Şükür</title><content type='html'>Yine vurdum kendimi yollara,&lt;br /&gt;Eskiye döndü işte herşey bir çırpıda,&lt;br /&gt;Yaşananlar alnımızda bir çizik daha,&lt;br /&gt;Ve gönlümüzde bir yara.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yaşananlar tamam niye olduğunu biliyoruz tamam  da bu kavgalar ne için. Söyleyeyim size bir hiç için. Evet çünkü hepimiz bir hiçiz. Ne yaparsan yap ve ne düşünürsen düşün, yaşamına etkin sıfıra yakın. Allah’ın takdiri ne ise odur hayat çizgin.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Uyarıyorum sizi, gemiler hala rüzgarlarla yön buluyor ve sonsuza dek bu böyle olacak. Hayır; kadercilik değil bu söylediklerim. Allah’ın büyüklüğünü takdir ve tasdiktir. Salt kadercilik değil bu dedim ya, şöyle olacak aslında. Çabalarınla, aklınla ve bildiklerinle ve en önemlisi iyi niyetinle her şeyi yoluna koyabilmen mümkün değil. Elinden gelenin en iyisini yapman, yaparken kendini büyük görmemen, “hayatımla ilgili her şey benim elimdedir” dememen, ve bütün doğruları uyguladıktan sonra da tevekkülle sabredip Yüce Allah’tan yardım dilemen gerekir. Çünkü her şey O “ol” der ve olur, “olma” derse de olmaz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bilmediğin bir şey için de biliyormuşsun gibi çaba sarf etmeyeceksin. Sana neyin iyilik, neyin kötülük getireceğini asla bilemezsin. Dünya üzerindeki bütün bilgilerin zerre bile sayılamayacak küçük bir miktarı sana verilmiştir sadece. Sen kendini ne kadar çok biliyor sayarsan say. Sen sadece iyi olması için Allah’a yalvarabilirsin o kadar. Bariz ortada iyiliğimizeymiş gibi görünen şeyler bile kötülük getirir çoğu zaman ya da tam tersi. Ağlayıp sızlamak da boşunadır, isyan getirir, huzursuzluk verir. O yüzdendir şükretmek gerekir bazen felaketler için. Ve yüce Allah muhakkak bir darlığın ardından bir bolluk verir ve bir çıkış yolu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yine ne kadar çok şey biliyormuş gibi konuştum di mi?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Rabbim Affet.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/28086478-116723464736984244?l=tcyx.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://tcyx.blogspot.com/feeds/116723464736984244/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=28086478&amp;postID=116723464736984244&amp;isPopup=true' title='2 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/28086478/posts/default/116723464736984244'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/28086478/posts/default/116723464736984244'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://tcyx.blogspot.com/2006/12/bir-felaket-bir-kr.html' title='Bir Felaket Bir Şükür'/><author><name>fati</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02668921742520189121</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-28086478.post-116159574751300040</id><published>2006-10-23T02:24:00.000-07:00</published><updated>2006-11-10T08:21:07.170-08:00</updated><title type='text'>İstanbul'da Bayram</title><content type='html'>Yıllarca ailemden uzak nice bayramlar geçirdim, gördüm.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Şimdiye kadar içim hiç bu kadar buruk olmamıştı. İstanbul'da bayram çekilmiyor kardeşim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Memleket istiyor bu gönül. Sevdiklerini görmek istiyor. Bayram karmaşasını, cümbüşünü yaşamak istiyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bir daha bir başıma bırakmayın beni bayramlarda.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yaşlanıyorum işte, duygusallaşıyorum mütemadiyen, "nerede o eski bayramlar" insanlarından oldum ben de.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Var mı itirazı olan.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/28086478-116159574751300040?l=tcyx.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://tcyx.blogspot.com/feeds/116159574751300040/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=28086478&amp;postID=116159574751300040&amp;isPopup=true' title='4 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/28086478/posts/default/116159574751300040'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/28086478/posts/default/116159574751300040'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://tcyx.blogspot.com/2006/10/istanbulda-bayram.html' title='İstanbul&apos;da Bayram'/><author><name>fati</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02668921742520189121</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>4</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-28086478.post-115575209329838603</id><published>2006-08-16T11:13:00.000-07:00</published><updated>2006-09-23T05:08:30.490-07:00</updated><title type='text'>Fati</title><content type='html'>Bir kısır döngü içinde yaşayan, dön dolaş aynı yerlerden geçen, geçerken bir dönüp camdan dışarıya, bir dönüp kendi içine bakan, baktıkça bunalan &lt;a class="gb" href="http://sozluk.sourtimes.org/show.asp?t=cocuk"&gt;çocuk&lt;/a&gt;.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Daha cocukken bir Freddy filminde gördüğü insanı boğan bir sahneyi bugun kendi içinde yaşatan, aynı korkuyla içini ürperten, aynı o günkü gibi boğulan, bütün bunlardan kurtulabilmek için fellik fellik bir çıkış yolu arayan divane.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Gönül bir karanlık yerde, bir tahta masanın başında, alçak bir tahta iskemlede günlerce oturmak, rutubet kokusunu içine çekmek, ciğerlerini silme buguyla doldurmak istiyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Başımı ellerim arasında, dudagımı büzmüşüm.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/28086478-115575209329838603?l=tcyx.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://tcyx.blogspot.com/feeds/115575209329838603/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=28086478&amp;postID=115575209329838603&amp;isPopup=true' title='4 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/28086478/posts/default/115575209329838603'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/28086478/posts/default/115575209329838603'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://tcyx.blogspot.com/2006/08/fati.html' title='Fati'/><author><name>fati</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02668921742520189121</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>4</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-28086478.post-115376242022565678</id><published>2006-07-24T10:23:00.000-07:00</published><updated>2006-08-21T04:37:47.763-07:00</updated><title type='text'>Dünyanın Hiçbir Nüzhet'i Yalan Söylememelidir (*)</title><content type='html'>Dünyanın hiçbir Nüzhet'i yalan söylememelidir (&lt;span style="font-size:78%;"&gt;*&lt;/span&gt;). Çünkü bütün Nüzhet'ler aslında içimizde büyüttüğümüz, hiç haketmediği halde gözlerine türlü anlamlar yüklediğimiz, dünyada hiçbir insana nasip olmayacak saflıkta bir kalbi kendisine yakıştırdığımız, gerçeğiyle cismi dışında hiçbir alakası bulunmayan nesnelerdir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Nüzhetlerden birine aşık olan kişi aslında kendisine aşık olmuştur ve tek taraflı olan her aşk yalnız kaldığımız zamanlarda kalbi besleyen bir serumdan ibarettir. Evet aşk bir gıdadır ve gıdasız kalınılan durumlarda vücut kendi kendini beslemeye çalışır. Bu haliyle karşılıklı olmayan aşk sanıldığı gibi tamamıyla zararlı bir olgu değildir. Ama ilerleyen zamanlarda tembelliğe de alıştırabilir insanı o fena tabi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Evet; yalan söylememelidir dünyanın hiçbir Nüzhet'i ve yalan söylemez zaten dünyanın hiçbir Nüzhet'i.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;(* Dokuzuncu Hariciye Koğuşu-Peyami Safa)&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/28086478-115376242022565678?l=tcyx.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://tcyx.blogspot.com/feeds/115376242022565678/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=28086478&amp;postID=115376242022565678&amp;isPopup=true' title='2 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/28086478/posts/default/115376242022565678'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/28086478/posts/default/115376242022565678'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://tcyx.blogspot.com/2006/07/dnyann-hibir-nzheti-yalan.html' title='Dünyanın Hiçbir Nüzhet&apos;i Yalan Söylememelidir (*)'/><author><name>fati</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02668921742520189121</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-28086478.post-115177986275785953</id><published>2006-07-01T11:38:00.000-07:00</published><updated>2006-07-15T11:09:36.383-07:00</updated><title type='text'>Hastane Koridorları</title><content type='html'>Yoğun bakım ünitesindeyim, geniş bir koridorda hasta yakınları bekliyor. Çok kalabalık olmamasına rağmen aşırı gürültülü bir yer. İnsanlar boşa konuşmayı çok seviyorlar ve alçak sesle konuşmayı bilmiyorlar. Boş lakırtıların ehemmiyetsizliğini bağırarak kapatmaya çalışıyor olabilirler.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Esasında gürültüden dolayı birbirlerine seslerini duyurabilmek için bağırarak konuşuyorlar. Böylece gürültü arttıkça sesler yükseliyor ve sesler yükseldikçe de gürültü daha da artıyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hayatın genelinde bir kısır döngü var gibi zaten. Keşke aşk hayatımızda da böyle olsa.  Sevdikçe daha çok sevilsek daha çok sevildikçe daha da çok sevsek.  Heyhat öyle olmuyor. "Gönül kaçanı kovalar" diye bir söz uydurmuşlar. Sevgikçe kaybediyoruz ilgileri ve ilgi gördükçe yitiriyoruz sevgileri.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu biraz da nasıl bir ilişki istediğimize bağlı. Bir ömür boyu mutlu mesut bir birliktelik mi? Yoksa aşk oyunları mıdır aradığımız? Ya peki ikisi bir arada bulunamaz mı?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bulunur.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/28086478-115177986275785953?l=tcyx.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://tcyx.blogspot.com/feeds/115177986275785953/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=28086478&amp;postID=115177986275785953&amp;isPopup=true' title='17 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/28086478/posts/default/115177986275785953'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/28086478/posts/default/115177986275785953'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://tcyx.blogspot.com/2006/07/hastane-koridorlar.html' title='Hastane Koridorları'/><author><name>fati</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02668921742520189121</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>17</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-28086478.post-115041819379304614</id><published>2006-06-15T17:33:00.000-07:00</published><updated>2006-07-07T03:02:56.523-07:00</updated><title type='text'>16 Haziran 2006 Cuma; 03:32</title><content type='html'>Aslında buraya sigarayı bırakmaya çalışan adamlardan aforizmalar yazacaktım ama vazgeçtim. Sadece bilin, sadece burayı okuyanlar bilsin, bundan sonra yokum efendim. Aslında varım,  aslında eskisinden daha çok varım.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bir de bundan sonra "ama" da yok.  Çünkü "ama"dan öncesi yalanmış.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/28086478-115041819379304614?l=tcyx.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://tcyx.blogspot.com/feeds/115041819379304614/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=28086478&amp;postID=115041819379304614&amp;isPopup=true' title='6 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/28086478/posts/default/115041819379304614'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/28086478/posts/default/115041819379304614'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://tcyx.blogspot.com/2006/06/16-haziran-2006-cuma-0332.html' title='16 Haziran 2006 Cuma; 03:32'/><author><name>fati</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02668921742520189121</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>6</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-28086478.post-114975786868847986</id><published>2006-06-08T02:10:00.000-07:00</published><updated>2006-06-29T11:55:47.446-07:00</updated><title type='text'>Babama ve Kardeşime...</title><content type='html'>Bu aralar çok pozitif bi adam oldum çıktım. Onceden (askere gitmeden once) boyle değildim  ben. Pozitif bi adam olmak ruh sağlığım için iyi bişey olabilir ama yine de kuşkularım var. Mesela hayatın olumsuzluklarını görmezden gelirsem, bunları yok sayarsam, yanlışları hataları nasıl düzeltebilirim ki? Şimdi de muhakkak hatalar, noksanlar var hayatımda ama nedense iyi şeyler çarpıyor hep gözüme.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Neyse, esas konumuza dönelim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bugun sözlükte okuduğum bir yazı. Adam erkek kardeşi ile olan geçmişini sorgulamış. Tabii ki duygusal bir yazı. Aslında kardeşini ne kadar çok sevdiğini ama asla yanağından öpmediğini yazmış. Aslında ne kadar iyi anlaştıklarını,  ama asla bunu gösteremediklerini, kavgaların, eşek şakalarının hep sevgiden kaynaklandığını anlatmaya çalışmış. Bir itiraf yazısı olmuş, yazının ana fikri "Kardeşim aslında seni çok seviyorum" olarak da özetlenebilir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Şimdi durup bir etrafımıza baktığımızda; özellikle aile içinde ilişkilerin, sevgilerin böyle yaşandığını görebiliriz. Özellikle erkek bireyler ( baba ve erkek kardeşler) sevgilerini göstermekten imtina ederler. Bunda maalesef geleneğin payı büyük. Eskiden Anadoluda babalrın çocuklarını kucaklarına alması ayıp sayılırmış, hep gizli gizli severlermiş çocuklarını babalar. Bugün bizim kuşağın babaları da aynı kötü geleneği bilmeden devam ettiriyorlar maalesef. Artık yaşlanmaya başlamış ve geçmişini sorgulayan erkeklerin büyük bir çoğunluğunun da itirafıdır bu zaten, ve çocukların da artık gençlikten orta yaşa doğru gelinen yaşlardaki tespiti. Babalar çocuklarına "ben sizi hep çok sevdim ama belli etmedim" derler. Bunu da çocukların iyiliği için yaptıklarını söylerler ki; bu da bir kendini kandırmadır. Çalınan minareye kılıftır. Baba pişmandır yaptıgından ötürü ama içgüdüsel olarak da bir bahane uydurmak zorundadır. Çocuklardan da hep duyarız, "aslında babam bizi çok severdi ama belli etmezdi" diye. çocukların bu sözü de bir tesellidir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Konunun benimle alakalı kısmına gelince.  Ne mutlu bana ki, bizim evde buna benzer durumlar asla yaşanmadı. Kardeşimle uzun yıllar ayrı kalmamıza rağmen, birlikte olduğumuz zamanları hep iyi değerlendirdik.  Birbirimize sevgimizi de gösterdik. Sarılarak yürüdük. "Abi/kardeşim seni çok özledim" dedik. Çok kişiye kardeşimden bahsetmişimdir. Başkalarına kardeşimi anlatırken  onu ne kadar çok sevdiğimi anlarlar hep. Artık nasıl anlatıyorsam.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt; Keza babamla da durumlar aynıdır. Babam da sık sık bizi ne kadar çok sevdiğini soyler, sarılır, kucaklar öper. Bizi ne kadar çok sevdiğini anlatırken de muhakkak gururumuzu okşayan nedenler sıralar. Babama iki gün ayrılıktan sonra dahi sarılmam, onun beni kucaklaması bazılarına ne kadar garip geliyor, hayretle ve imrenerek bakıyorlar ki, o zaman ne yapacağımı bilemiyorum. O anda orada bulunan 3. şahıslara hem kızarak (bunda hayret edilecek ne var ki?), hem acıyarak ( böyle sevgiyle doldurulmuş, dondurulmuş anları olmadığı için)  bakıyorum. ve onlar için üzülüyorum. Ender olarak da bazılarının gözü parlıyor. Bu sevgi gösterisini  içlerinden kutladıklarını sanıyorum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sözün özü sözlükte yazan arkadaş gibi pişmanlıklarım olmadı benim hiç. Sevgimi doya doya yaşadım ve yaşamaya devam ediyorum. Bunun manevi hayatıma ne kadar olumlu etkisi olduğunu biliyorum. ve Allah'ıma şükrediyorum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Babama ve kardeşime; bir kez daha;&lt;br /&gt;SİZİ SEVİYORUM.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/28086478-114975786868847986?l=tcyx.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://tcyx.blogspot.com/feeds/114975786868847986/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=28086478&amp;postID=114975786868847986&amp;isPopup=true' title='5 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/28086478/posts/default/114975786868847986'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/28086478/posts/default/114975786868847986'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://tcyx.blogspot.com/2006/06/babama-ve-kardeime.html' title='Babama ve Kardeşime...'/><author><name>fati</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02668921742520189121</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>5</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-28086478.post-114912180009517287</id><published>2006-05-31T17:28:00.000-07:00</published><updated>2006-07-16T23:34:12.346-07:00</updated><title type='text'>İnsanlar büyüdükçe, hayalleri küçülür mü?</title><content type='html'>Bu akşam nihayet Babam ve Oğlum'u izleyebildim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;"İnsanlar büyüdükçe, hayalleri küçülür mü?" diye soruyordu Deniz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Eh be çocuğum küçülür tabi. Hatta kaybolur gider. Zaten hayal denen şeyin ardından hayal kırıklığı gelir, kapıdadır yani. İçimize hayyallerimizi aldığımız anda düşkırıklıklarına da bi yer ayırmalıyız. Üstelik yatılı misafirdir onlar içimizde. Bazen bir ömür gitmezler.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bir zamanlar çok büyük şeyleri hayal etmem soylenmişti, neymiş efendim; hayallerimiz büyük olmalıymış, boylece çok azını bile gerçekleştirdiğimizde büyük kazançlarımız olurmuş. O zaman da dedim "ya gidin işinize, hangi hastalıklı psikoloji kitaplardan öğreniyorsunuz bunları" diye. Yok öyle bişey, kandırmayın insanları, herkesin iki gözü var, ortada olanlar. Gerçeklerin yüzünüze tokat gibi çarpması hoşunuza gidiyorsa o başka tabi. İnsan hayalleri ile değil yaptıkları ile ortadadır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hanginiz biliyorsunuz benim hayallerimi? Ben de sizinkileri bilmiyorum, ama yaptıklarınız ortada işte, bu yazıyı okuyanlar lütfen cevap versin; hayatınızdaki iyi işlerinize hayal ederek mi başladınız, yoksa düşünerek mi?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Evet, hayal kurmak çocuklar içindir. Büyükler lütfen biraz düşünsünler artık, etraflarında olan bitene bi göz atsınlar, kulak kabartsınlar. Saksıları çalıştırın ya, ölçün, biçin, tartın. Zaman geçip gidiyor, ortaya ciddi bir iş koyamadan geçen hergünümüz kayıp olarak hanemizde.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sahi, kaç kaç sizin hayatla olan maçınız?&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/28086478-114912180009517287?l=tcyx.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://tcyx.blogspot.com/feeds/114912180009517287/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=28086478&amp;postID=114912180009517287&amp;isPopup=true' title='3 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/28086478/posts/default/114912180009517287'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/28086478/posts/default/114912180009517287'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://tcyx.blogspot.com/2006/05/insanlar-bydke-hayalleri-klr-m_31.html' title='İnsanlar büyüdükçe, hayalleri küçülür mü?'/><author><name>fati</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02668921742520189121</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>3</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-28086478.post-114912153332649031</id><published>2006-05-31T17:20:00.000-07:00</published><updated>2006-06-25T13:52:17.336-07:00</updated><title type='text'>O benim kalbim.</title><content type='html'>Ben şimdilik önde götürüyorum maçı. Ama sol kanadım (kalbim) hep açık veriyor. Yediğim bütün goller oradan. kaçırdıklarım da tabi. Nedense bir acele, bir telaş içinde sol kanat oyuncum. Aslında bir kanat oyuncusu olarak yer tutuşu gayet iyi, nerede duracağını iyi biliyor mesela. Ama zamanlaması kötü keratanın. Hep erken müdahale ediyor, ilk toplara basayım derken muhakkak çalımı yiyor. Beni arabanın önüne iten de hep bu adamdır işte. Bakın ben suçluyu buldum. Ama bu saatten sonra oyuncu değiştirecek değilim ya.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;O benim kalbim.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/28086478-114912153332649031?l=tcyx.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://tcyx.blogspot.com/feeds/114912153332649031/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=28086478&amp;postID=114912153332649031&amp;isPopup=true' title='2 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/28086478/posts/default/114912153332649031'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/28086478/posts/default/114912153332649031'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://tcyx.blogspot.com/2006/05/o-benim-kalbim.html' title='O benim kalbim.'/><author><name>fati</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02668921742520189121</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-28086478.post-114789529289708652</id><published>2006-05-17T12:43:00.000-07:00</published><updated>2006-05-22T07:48:35.693-07:00</updated><title type='text'>Yola Kaçan Topunun Peşinden Arabanın Önüne Atlayan Çocuk</title><content type='html'>yola kaçan topunun peşinden arabanın önüne atlayan çocuk.&lt;br /&gt;işte bendim.  O çocuk. benim. oyun oynayan o kadar çocuğun içinde en heyecanlısı,&lt;br /&gt;o an için yaptığı işe oyun dahi olsa en çok önem vereni. Oyunu çok ciddiye alan salak.  biran evvel gidip topu almak oyununa kaldığı yerden devam etmektir düşüncesi. yolun başına geldiğinde durup sağına soluna bakmak aklına gelmez. tehlikelerin gelip onu bulacağını hiç düşünmez. işini yaparken şansına güvenir, biraz da şansından yardım ister. aksi şeytan işte çok da şanssızdır.&lt;br /&gt;biraz da farklı olmak ister. yolun başındayken durup sağına soluna bakmak sıradan insanların yapacağı işlerden biridir. hem bu kadar tedbirli olduktan sonra yaptığı işin ne önemi var ki. bu kadar dikkatli temkinli olduktan sonra herkes başarabilir zaten. tembellik de var. eğer bir işle meşgul ise onu biran evvel en az eforla bitirmek ister ki; kendisine daha sonra dinlenmek için zaman ve enerji kalsın.&lt;br /&gt;kaç kere arabanın altında kaldı da akıllanmadı yine. aslında akıllanmak istemiyor da diyebiliriz. dünyanın ve hatta insanların ettiği oyunlar onu nasıl değiştirebilir ki. her beladan sonra değişmeye kalksa nerede kaldı bu çocuğun onu arabanın önüne iten, başka kimsede olmayan değerleri.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;hiç bir şey değiştiremez onun ne alışkanlıklarını ne de düşüncelerini. işte böylece kendi doğrularının peşinde nice arabalar altında kalmış yaralanmış berelenmiş ama yine de akıllanmayı aklından geçirmemiş bir çocuk. hem zaten akıllı olan nasıl akıllansın ki? Yine kalsam arabanın altında, yine kalkar sararım yaralarımı, bir gün yine topum kaçtığında yola ve yine fırladığımda topumun peşinden, ezilmeden ölmeden alıp geleceğim topumu, oyunu ben kazanacağım.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/28086478-114789529289708652?l=tcyx.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://tcyx.blogspot.com/feeds/114789529289708652/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=28086478&amp;postID=114789529289708652&amp;isPopup=true' title='3 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/28086478/posts/default/114789529289708652'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/28086478/posts/default/114789529289708652'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://tcyx.blogspot.com/2006/05/yola-kaan-topunun-peinden-arabann-nne.html' title='Yola Kaçan Topunun Peşinden Arabanın Önüne Atlayan Çocuk'/><author><name>fati</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02668921742520189121</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>3</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-28086478.post-114772835327617461</id><published>2006-05-15T14:25:00.000-07:00</published><updated>2006-06-25T07:22:17.463-07:00</updated><title type='text'>Hayat Ne Kadar Güzel Aslında.</title><content type='html'>Hayat ne kadar güzel aslında....&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Zamanın sürekli seni haklı çıkarması, hainlerin eninde sonunda kaybettiğini görmek, hırsızların hep mutsuz olması, kötülerin sürekli bir üzüntü halinde olması.&lt;br /&gt;İyilerin geç de olsa hep kazanması.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hayat işte bu, ama görebilene.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Lugatta menfi anlamda ne kadar sözcük varsa hepsi etrafında birleştiğinde, çevren hainlerle, haydutlarla, küçük çıkar peşinde her şeyi yapmaya hazır zavallılarla dolduğunda; duvarlar üzerine üzerine geliyormuş gibi hissedersin. Sanki dünyanın bütün güçleri seni bildiğin doğru yolundan çevirmek üzere birleşmişler gibi hissedersin. Her şey seni değiştirmek üzere kurgulanmış gibidir. Mesela zorluklarla aldığın bir eşyanı çaldırmış olabilirsin. İstisnasız bütün yaşayanların hepsinin birbirinden nefret ettiği bir ortamda yaşıyorsundur ve Bu insanlar asla kendi haklarına razı olmazlar, hep gözleri birbirlerinin ve senin hakların üzerinde olabilir. Birisine bir iyilik yapmak zul sayılır. Herkes birbirinin arkasından konuşur ve hiçbir şey gizli kalamaz. Muhbirlik sıradan bir davranış, hırsızlık ise ödüllendirilecek bir olay gibi algılanabilir. Ailenle sorunların olabilir ve hatta sevgilin bile terk etmiş olabilir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bütün bunları olgunlukla karşıladığın zaman işte büyük adam olduğun zamandır. Bilirsinki sonunda kazanan sen olacaksın. Ve hayatın güzel anı hep o son andır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Haklı çıktığını gördüğün an.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bazen herşey o kadar kötüye gider ki; (bu kötü dediğimiz şeyler zaten hep üstüste gelir bu bi kanunla düzenlenmiş galiba) artık yorgun düşersin ve herşeyi kabullenirsin, artık "kara talih" der geçersin ve "nasılsa acıtmıyor bir yerden sonra"  diyerek teselli aramaya başlarsın.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ey okuyucu!&lt;br /&gt;işte bu anda ve bundan sonraki anlarda değişime direndiğin sürece eninde sonunda kazanacağını ben sana temin ediyorum. Mutlaka seni üzenlerin çok daha kötü durumlarını göreceksin, bu bazen çok çok yakın bir zamanda da gerçekleşebilir. Ve gerçekten hakettiğin şeylere eninde sonunda kavuşacaksın. tabi şartımız belli dünyanın bütün kötülüklerine direnebilmek.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu hayat mücadelesi dediğimiz şey zaten FAKİR DÜNYADA ZENGİN OLABİLME, KÖTÜ DÜNYADA İYİ KALABİLME mücadelesidir. bakın iyi kalabilme diyorum, çünkü hepimiz aslında özümüzde iyi insanlarız, dünyaya böyle geliyoruz, ama işte bazıları dirayetsiz oluyor ve kötülük denen şey çıkıyor ortaya. Ve Allah hiç bir kuluna taşıyamayacağı yükler yüklemiyor. Yani hiçbirimizin kötü insanlar olmaya hakkımız yok, mutlaka önce dayanma sonra da karşı koyabilme gücümüz var.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yaşayıp da öğrendikçe görüyorsun ki;&lt;br /&gt;HAYAT ASLINDA NE KADAR DA GÜZEL.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/28086478-114772835327617461?l=tcyx.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://tcyx.blogspot.com/feeds/114772835327617461/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=28086478&amp;postID=114772835327617461&amp;isPopup=true' title='3 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/28086478/posts/default/114772835327617461'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/28086478/posts/default/114772835327617461'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://tcyx.blogspot.com/2006/05/hayat-ne-kadar-gzel-aslnda.html' title='Hayat Ne Kadar Güzel Aslında.'/><author><name>fati</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02668921742520189121</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>3</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-28086478.post-114772811970971538</id><published>2006-05-15T14:20:00.000-07:00</published><updated>2006-05-15T14:21:59.716-07:00</updated><title type='text'>ATATÜRK</title><content type='html'>Büyük olmak için kimseye iltifat etmeyeceksin, kimseyi üstün görmeyeceksin, hiç kimseyi aldatmayacaksın, gerçek idealin ne ise onu görecek, o hedefe yürüyeceksin.&lt;br /&gt;Herkes sana karşı çıkacaktır; herkes seni yolundan çevirmeye çalışacaktır, önüne sonsuz engeller yığacaklardır. Fakat sen bunlara dayanıklı olacaksın. Kendini “büyük” değil, küçük, bir hiç sayarak, kimseden yardım görmeyeceğine inanarak bu engelleri aşacaksın.&lt;br /&gt;Bütün bunlardan sonra da “büyük” derlerse, söylenenlere gülüp geçeceksin.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/28086478-114772811970971538?l=tcyx.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://tcyx.blogspot.com/feeds/114772811970971538/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=28086478&amp;postID=114772811970971538&amp;isPopup=true' title='0 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/28086478/posts/default/114772811970971538'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/28086478/posts/default/114772811970971538'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://tcyx.blogspot.com/2006/05/atatrk.html' title='ATATÜRK'/><author><name>fati</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02668921742520189121</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry></feed>
